İstanbul Yenikapı’nın Bir Hayli İlginç Hikayesi

Yenikapı'nın isminin nerden geldiği hakkında efsaneleşmiş, dilden dile dolaşan meşhur bir hikaye vardır.


Hikaye 4. Murat zamanından rivayet edilir…

Hikaye 4. Murat zamanından rivayet edilir...4. Murat’ın mey (şarap), afyon gibi bağımlılık yapan maddeler ile falı yasaklamasıyla başlar.

Padişah tedbili kıyafet giyip teftiş yapmayı alışkanlık haline getirmiştir…

Padişah tedbili kıyafet giyip teftiş yapmayı alışkanlık haline getirmiştir...Yine tedbili kıyafet giyip teftiş yaptığı gecelerden birinde karşıya geçmek için bir sandala biner.

Yolculuk başlar…

Yolculuk başlar...Sandalcı müşterisini almış ağır ağır denize açılmıştır. Açıklara gelince o ilginç anlar başlar.

Yasaklara uymayan sandalcı…

Yasaklara uymayan sandalcı...Sandalcı açıklara varınca sandalın yanından bir ipi çeker. İpin ucundan bir testi çıkar. Padişah sorar “Nedir o testi?”. Müşterisinin kim olduğundan bi haber sandalcı meyi doldurur ve “Şaraptır efendim” der, ikram eder. Padişahın da şaraba düşkünlüğü dillerdedir zaten kabul eder lakin sorar “Ya padişah görürse”.

Sandalcı kendinden çok emindir…

Sandalcı kendinden çok emindir...Gecenin bu vakti padişahın onları göremeyeceğini, şu sıralar onun sıcak yatağında olması gerektiğini söyleyen sandalcı biraz daha açıldıktan sonra sandalın gizli bölgesinden afyonunu çıkartır ve nargilesini bir güzel tüttürür. Padişah şüphelerini yineler, yasaktan söz eder ama nafile sandalcı gözü karartmıştır.

Ve fal taşları ortaya çıkar…

Ve fal taşları ortaya çıkar...Sonunda sandalcı fal taşlarını çıkarır ve müşterisine “Efendim ver 10 akçede falına bakayım.” der. Padişahın en sinir olduğu şey ise faldır ama bunada katlanır, işin sonunun nereye gideceğini beklemeye başlar. Falcı sorar “Efendi neyi merak edersin?”. Padişah tedbili kıyafetin avantajıyla, “söyle bakalım Padişah nerededir sandalcı” der.

Olaylar enteresanlaşır…

Olaylar enteresanlaşır...Falcı taşlarına bakar ve “Padişah şu an denizin ortasındadır efendi” der. Padişah rol keser, “Aman bizi görmesin iyice bak hele tam olarak nerdedir?” diye ekler. Sandalcı biraz daha bakar taşlara ve ayağına kapanır padişahın! “Padişahım bağışla!”

Padişahın şartı ve sandalcının ilginç teklifi…

Padişahın şartı ve sandalcının ilginç teklifi...“Seni affederim lakin ben burdan inince İstanbul’a hangi kapıdan gireceğim onu bilmelisin” der. Sandalcı “Padişahım ben hangi kapıyı söylesem siz diğer kapıdan girer beni yine asarsınız, iyisi mi ben tahminimi bir kağıda yazayım da siz kapıdan geçince okuyun” der. Kabul eder 4. Murat, kağıdı alır buruşturur cebine atar.

Sandalcı kelleyi kurtaramaz…

Sandalcı kelleyi kurtaramaz...Kıyıya varır varmaz yanındaki fedaisine “Vurun boynunun kafirin” der padişah. Kendinden emin surlara yönelerek “Tiz yeni bir kapı açın, İstanbul’a oradan gireceğim der.” Kapı açılır ve kazanmanın verdiği gurur ile İstanbul’a girer.

Ve kağıdı açar…

Ve kağıdı açar...İçeri girince kağıt aklına gelir padişahın nasıl olsa sandalcının bu olayı bilemeyeceğini düşünür ama merak eder kağıdı açar. “Yeni kapınız hayırlı olsun Hünkarımız” İşte yeni kapının hikayesi böyle nakledilir asırlarca ne kadar doğrudur ne kadar yanlıştır bilinmez tabii…
Emoji ile tepki ver!
Çok İyi Çok İyi
0
Çok İyi
Bayıldım! Bayıldım!
0
Bayıldım!
Ben Şok! Ben Şok!
0
Ben Şok!
Güzel Güzel
0
Güzel
Çok Üzücü... Çok Üzücü...
0
Çok Üzücü...
Kızgın! Kızgın!
0
Kızgın!

log in

reset password

Back to
log in